“beklemek çürütür”

Bir meditasyon pratiği, kendi beden farkındalığımla ilk resmi temasım. Kalbim birkaç saniyeliğine bile olsa ellerimin içinde, avucumun tam ortasında atıyor. Gözlerim istemsizce yaşlarla dolarken düşündüğüm tek şey var: Bu kalp, ...

Hermann Hesse’nin Ağaçları

Büyümenin nasıl bir his olduğunu anlatır usulca, yaşlanmanın, yaş aldığın yoldan geçerken düşündüklerinin gülünçlüğünü o artık duyamadığımız kadim dilden konuşurken biraz olsun anlamak kendini anlamak gibi...

Var olmayan ülkeye yolculuk

Yirmi üç yaş… Hayatı kurtarmak için ülkeden kaçmak zorunda kalmak gibi bir sorunun ve siyasetin tam ortasında olmak için oldukça genç bir yaş. Peki ya yerlilerin arasında yaşayıp dillerini öğrenecek ...

Latest News

“Adanmışlık” adında bir rehber…

Her kitabını okuduğumda bir daha kitap okumamakla, daha çok yazmak arasında bir yerde tıkanıyorum. İyi geldiğinden mi yoksa hiç şüphesiz çok daha iyi geldiğinden mi bilmiyorum.

Continue Reading

Dumansız hava sahasına hoş mu geldim?

20 yıldır sigara içen biri olarak sigarasız 24 saatimi devirmenin haklı gururunu yaşıyorum.

Continue Reading

Çünkü ben ejderhalara inanıyorum.

Umut, hem pencere kenarı olsun hem koridor yanı eşsiz dileğinin gerçekleşme ihtimalini bilmek gibi

Continue Reading

Klişeler iyidir, hayat kurtarır

 “Hepimiz düşük olasılıkların eseriyiz” dedi dün televizyondaki astronot.

Continue Reading

Büyük büyük yaşamaya çalışırken aklımızı yitiriyor muyuz?

Okumadım, ruhuma ilikledim. Tanıtmıyorum bu kitabı sadece gülümsüyorum

Continue Reading

Neden tek şarkısı olmak zorunda insanın?

Dünyanın en güzel şarkısı, en güzel rengi, en güzel kitabından çok en güzel anıları var hepsinin. Biriktirdiğimiz anıların bütünüsün hayat, daha iyileri değil daha fazlasıyla gelsin yeni yıl.

Continue Reading

“Alın size yepyeni bir güzellik anlayışı”

Birinin zaten başka bir dünyadan seslendirdiği öyküleri, başka kelimelerle yeniden anlatmak kadar zoru yok.

Continue Reading

Mevsimler değişiyor, saçlar beyazlıyor, yıllar geçiyor

Yenilerini yapıp unuttuğum eskileriyle karşılaştığım zamanki duyguyu seviyorum. Dinlemekten yıpranmış şarkıların yeniden aynı duygularla karşıma çıkmasını seviyorum.

Continue Reading

Başka bir yerde yaşasaydım?

Doğru sorularda saklı cevaplar

Continue Reading

Bir fil kadar hüzünlü

Kendinizi, geçmişinizi, anılarınızı, acılarınızı ve hüznünüzü filler kadar hatırlıyor ve onlar kadar vakur bir şekilde bırakacağınızı düşünüyor musunuz?

Continue Reading

Araf’ta kalanlar

Joy Williams’ın öyküleri, el yordamıyla sürdürülmeye çalışılan, yalnızca ve yalnızca kendi hayatımızı düşündüğümüz, bencilliklerin kimseden çekinmeden su üstüne çıkarıldığı bir dünya yaratıyor.

Continue Reading

Kedilerden dayak yemeye hazır mısınız?

En kediciyim diyenin bile belki de bilmediği tarihi bir harita çıkarmış Gündüz Vassaf. İnsanın, kitabı okurken yediği tokatları sindirebilmesi için üzerine bir bardak soda içmesi gerekiyor.

Continue Reading

Yürümek özgürlüktür

Frédéric Gros, Yürümenin Felsefesi’yle yalnızca yürümenin değil, tekilliğin, doğanın iyileştirici gücünün ve aslında ihtiyaç duyduklarımızın dünyasını anlatıyor.

Continue Reading

Ya bir gün doğa gerçekten çağırırsa?

Hiç anlatmayan kahramanın öyküsü

Continue Reading

Dünyayı sırtlanan kadınlar

Sıradan olmayan bir ailenin üç farklı kuşağının hikâyesi

Continue Reading

Kahramanlar ihtiyarlar mı?

O çakı gibi, zeki, gözlemci, detaycı ve hiçbir şeyi unutmazmış ve asla yaşlanmazmış hissi veren Sherlock Holmes’u ihtiyarlamış görünce biraz sarsıldım.

Continue Reading

Siz hiç ergen oldunuz mu?

Artık çocuk değilsiniz. Ama yetişkin de olamazsınız. İkisinin dünyası arasında; araftasınız. Bir zaman gelecek “daha o kadar büyümedin”lerin dünyasından siz de ardınızdan gelenlere aynı muameleyi çekeceksiniz. O zaman şimdilik ergensiniz. Ve yaşadığınız en büyük travma “duygulara hakim olamamak”tan ileri gelebilir. Daha fazlası ancak “travma sonrası strese bağlı davranış bozukluğu”dur. Çünkü siz ergensiniz. Büyüklerin dünyasında olup […]

Continue Reading

Gerektiği kadar

  18’ine yıllarca gün saymış (tahminen sekiz yıl boyunca) 20’sinde hayatın ne olduğunu anladığını sanmış, (hatta eminmiş) 30’unda hayal kırıklığına uğramış (evet anlaması 10 yıl sürmüş) 35’ine gelirken kendini sevmeyi öğrenmiş. (Gerektiği kadar) Sevdiği kadınların yazdığı satırları not almış altına adını eklemek istemiş: “Kendimi seviyorum ama gereğinden fazla önemsemiyorum. Bunun bir uzantısı olarak, başkalarını da […]

Continue Reading

O duyu henüz keşfedilmedi

Filozof Henri Bergson, hayatın başlı başına canlı bir devinim olduğundan bahseder. Buna göre hayat dümdüz bir yol değil, karşınıza çıkan farklı patikalarıyla her an bambaşka yerlere gidecek bir devinimdir. Bu devinimin içinde sizi o durağan yoldan çıkaracak, hayatınıza gerçek anlamıyla yön verecek şeyse “yaşam gücü” ya da “yaşam atılımı” olarak dilimize çevrilen Élan Vital’dir. Bazı […]

Continue Reading

“Yetişkinler sadece eskimiş çocuklardır”

Sadece gördüklerimizle yetinirsek ne zevki kalır hayal kurmanın! Önümde neredeyse yıllardır dilimize çevrilmesini beklediğim kitaplardan üçü duruyor. Birbirinden renkli kapakları, sırtlarında artık onunla özdeşleşmiş kırmızı beyaz çizgileri… Yalan söyleyemeyeceğim bir çocuk gibi heyecanlıyım! Dr. Seuss’tan bahsediyorum elbette. Yetişkinlerin dünyası “çevrilebilir – çevrilemez” denilen kitapların tartışmasıyla dönedursun, biz “ne kadar ufak olursa olsun insan insandır” gibi […]

Continue Reading